Huncalife Koronavirüse Karşı Multilife Gıda Takviyelerini Öneriyor

Huncalife Koronavirüse Karşı Multilife Gıda Takviyelerini Öneriyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ferin Batman Huncalife temsilcilerine yönelik Covid-19 'a karşı (Koronavirüs) Bağışıklık sistemini güçlendiren tedbirleri anlattığı makaleyi sizlerle paylaşıyoruz. Huncalife Multilife Gıda takviyeleri bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde çok önemli ve her ev için gerçekten gerekli.

“Pandemi dünyada birden fazla ülkede veya kıtada çok geniş bir alana yayılan salgın hastalıklara verilen genel isimdir. Dünyamız bugün belki de 100 yılda bir yaşanan bir pandemi ile mücadele ediyor. Enfeksiyondan korunmak, kontrol önlemlerini uygulayarak enfeksiyonun toplumda yayılma hızını kontrol altına almak, böylece pandeminin erken dönemlerinde enfekte olan kişi sayısını azaltmak için hepimize ayrı ayrı görevler düşüyor. Korona virüsten (COVID-19) korunmak için sosyal izolasyona önem vermeli, kişisel hijyen kurallarını harfiyen uygulamalıyız. Bunun yanı sıra sağlık için pek çok şeyden vazgeçtiğimiz bu süreçte, bağışıklık sistemimizi güçlü tutarak sağlığımıza da katkı sağlamalı kaliteli dengeli beslenme kuralları ile bedenimizi dinç tutmalıyız.

Bağışıklık ‘immun’ sistem; fiziksel bariyer, kan ve dokulardaki fagositik hücreler ve kan kaynaklı çeşitli moleküllerden oluşan, vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan bir yapıdır. Bu sayede hastalık yapan bakteri, virüs vb patojenlere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerini tanıyıp yok edebilme kapasitesi vardır. İmmun sistem bizi kanser hücrelerinden, virüslerden, bakterilerden ve zararlı ögelerden korur. Hastalık gelişimini engelleyici aktivite gösterir. Bu sayede hastalıklara karşı bizi korur.

Peki, bizler bağışıklık sistemimizin bu aktivitesini sağlıklı yürütebilmesi için neler yapabiliriz ve nelerden uzak duralım?

1. Şekerli gıdalardan uzak durun. Fazla şeker bağışıklık sistemi aktivitesini azalttığı gibi kronik hastalık riskini de artırır.
2. Sigara ve alkol bağışıklık sistemini zayıflatan temel etkenlerdir.
3. Günde 8 saat düzenli gece uykusu şart! Fazla kafeinli ve gazlı içecekler, uyku kalitesini de düşürebilir. Bu anlamda günde 3-4 bardaktan fazla çay/kahve tüketiminden kaçınılmalıdır.
4. Stres bağışıklık aktivitesini baskılar ve sizi hastalıklara daha açık hale getirir. Stresinizi azaltmaya yönelik aktivitelerde bulunun.

5. Bağışıklık sisteminizi güçlendiren besinlere sofranızda yer açın:

Yoğurt ve kefir: İçerdiği probiyotik bakteriler ile sindirim sistemi sağlığınızı düzenlerken sizi dışarıdan gelecek hastalığa neden olan etkenlere karşı da korur.
Balık: İçerdiği Omega 3 yağ asitleri ile antienflamatuar etkisi sağlar, haftada en az 2 kez 300 g balık tüketimi sizi hem kronik hastalıklardan korur hem de bağışıklık sistemini güçlendirir.
Yumurta: Çinko ve kaliteli protein içeriği ile bağışıklığı destekler.
Ispanak: Koyu yeşil yapraklı sebzeler A vitamini gereksiniminizi karşılar. Bu sayede viral enfeksiyonların etkilerine karşı bağışıklığınızı güçlendirir.
Kırmızı meyveler: Pek çok antioksidan bağışıklık destekleyici besin ögesi içerir.
Kırmızı, yeşil biber: Yüksek C vitamini kaynağıdır.
Portakal, mandalina, kivi, limon: C vitamini ve antioksidan flavonoid içeriği ile bağışıklığı destekler.
Sarımsak, soğan: Anti viral ve antibakteriyel etki gösterir.
Buğday rüşeymi: E vitamin kaynağıdır, bağışıklığı güçlendirir.
Yulaf ezmesi: Beta glukan içeriği ile antienflamatuar aktivite gösterir.
Zencefil, zerdeçal: Güçlü antienflamatuar etkileri vardır, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korur.

6.Zencefil, zerdeçal: Güçlü antienflamatuar etkileri vardır, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korur.

D vitamini: D vitamini bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır ve reseptörlere bağlanarak bağışıklık cevabını da etkiler. Biz D vitaminini güneş ışığı aracılığı ile alırız, bu nedenle evde kaldığımız bugünlerde eğer D vitamini eksikliğimiz var ise bağışıklık sistemi aktivitemiz yavaşlar. Günlük damla veya sprey olarak eksiklik düzeyimize göre takviye etmek bağışıklık sistemimizi de koruyacaktır.

A vitamini ve beta karoten: Yapılan çalışmalarda üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren bireylerin A vitamin düzeylerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, balkabağı, brokoli, yumurta sarısı ve yağlı balıklar A vitamini kaynağıdır. Daha az sebze tüketen ve yumurta yemeyen bireylerde yetersiz alım söz konusu olabilir. Eğer bu besinleri tüketmiyorsanız, tek başına A vitamini değil multivitamin desteği alabilirsiniz.

C vitamini: Yapılan çalışmalarda soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlarda günde 1000 mg C vitamini alımı hastalık süresini kısaltabilir, ancak C vitamini almak hasta olmayacağınız anlamına gelmez. Turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeler, limon, çilek vb gibi besinler ile yeterli C vitamini sağladıktan sonra hala halsiz ve yorgun hissettiğimiz dönemlerde destek amaçlı ek C vitamini alınabilir. Sigara kullanan kişilerin C vitamini gereksinimi daha fazladır. Evde kaldığımız bu dönemde daha az yeşillik ve meyve tüketiyorsak gün aşırı 500-1000 mg ester formunda C vitamin takviyesi alınabilir.

Selenyum: Bağışıklık sistemi hücrelerinin antioksidan gereksinimi oldukça yüksektir. Selenyum güçlü antioksidan etkisi ile bağışıklık hücrelerini koruyucu etki gösterir. Yağlı tohumlardan özellikle brezilya fındığı en iyi selenyum kaynaklarından biridir. Günlük gereksinimimiz yaklaşık 70 mikrogram’dır. Bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve bazı tiroit hastalığı olan bireyler için ek olarak alınması önerilmektedir.

Çinko: Günlük 50 mg çinko desteğinin soğuk algınlığı geçiren bireylerde hastalık süresini % 33 azalttığı görülmüştür. Çinko bağışıklık sistemi hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyerek hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir. Çabuk hastalıklara yakalanan bireylerin yeterli çinko alması bağışıklık sistemini güçlendirebilir.

Probiyotik: Yapılan çalışmalarda probiyotiklerin antiviral enfeksiyonların daha hafif geçmesine yardımcı olabileceği bulunmuştur. Rinovirüs ile enfekte olan 152 kişide yapılan bir çalışmada 28 gün probiyotik desteğinin daha güçlü bir bağışıklık tepkisi ile burun mukozasındaki virüs seviyelerini düşürdüğü bulunmuştur. Şu an için Covid-19’a yönelik bir çalışma yoktur, ancak probiyotik kullanımının bağışıklık sistemini, sindirim sistemini ve genel metabolizmayı olumlu etkilediğini biliyoruz. Yoğurt ve kefir beslenmemizdeki doğal probiyotik kaynaklardır. Ancak yeterli yararlı bakteri alımımızı sağlamadıklarından ek takviye olarak probiyotikler düzenli bir biçimde kullanılabilir.

Omega 3: Kaliteli yağ asitlerinden biri olan kolesterol ve trigliserit seviyelerini düşürmeye yardımcı Omega 3 yağ asitleri, aynı zamanda antienflamatuar etki göstererek bağışıklık sistemini de destekler. Günlük 1000 mg omega 3 desteği özellikle balık tüketimi olmayan bireylerde ihtiyacı karşılayacaktır.

Beta glukan içeren besin destekleri: ß-glukanların bağışıklık stimülanı, antitümoral, antienflamatuvar, kolesterol düşürücü, antidiyabetik, antimikrobiyal, antiviral, karaciğer koruyucu ve antioksidan etkileri olduğu bilinmektedir. Ayrıca, ß-glukan özellikle Japonya’da kanser hastalarında bağışıklık sistemini destekleyici olarak kullanılmaktadır. Bu dönem beta glukan içeren yulaf ezmesini, yulaf sütü veya yulaf ununu beslenmemize katabilir ayrıca beta glukan içerikli takviyeler ile de bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz.

Propolis: Doğal bir arı ürünü olan ve yapılan çalışmalarda diğer antioksidan besinlerden 80 kat daha yüksek antioksidan aktivite gösteren propolis bu sayede vücudumuzu toksinlerden korur. Ayrıca yapılan çalışmalarda antibakteriyel etkisi de gösterilmiştir. Bağışıklık sistemini güçlendirirken aynı zamanda antikanserojen etkisi de vardır. Sağlıklı bir yaşamı desteklemek için yetişkinlerde günde 20, çocuklarda ise 10 damla kullanılabilir. Ancak alerjisi olan bireylerin dikkatli kullanması gerekmektedir.

Alıntıdır: https://tr.huncalife.com/Announcement?an=2020_04_011788-Ferin_Batman

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ